Sualtının en zehirlileri

Bu ay sizleri dünyanın, evet evet dünyanın en tehlikeli yaratıklarıyla tanıştıracağım. Bunlar korkunç Jaws veya katil balina Orka değil… Müren filan hiç değil. Bunlar dişleriyle değil, vücutlarında barındırdıkları zehirle tehlikeli oluyorlar.

İsterseniz en şirininden başlayalım, mavi halkalı ahtapot… Bu pinpon topu büyüklüğünde minicik ahtapotun tehlikeli olduğuna inanmak çok zor değil mi? Pasifik okyanusunda genellikle Mikronesia’da sığ bölgelerde yaşayan, ürkekliğinden dolayı ender rastlanan, küçük gövdesinde mavi halkalı harika renk ve desenleri olan bir ahtapot türüdür ve ısırığında bir zerresi bir insanı öldürebilen Tetradoksin zehri vardır. Resmi Malezya’da bir gece dalışında çektim. Elinize alsanız bile sizi ısırma olasılığı azdır, dedi bizim rehber, “Ama eline alana rastlamadım” diye de ekledi. Ben de şansımı zorlamadım, ama yine de böyle nadir bir hayvanı yakalamışken 20 kare çektim.

Sıra geldi dünya üzerinden bilinen en öldürücü zehirli yaratığa: Taş Balığı… Bu balık mavi halkalı ahtapot gibi şirin de değil, hatta gayet çirkin. Yine Pasifik okyanusunda mercan resiflerinde yaşayan, inanılmaz derecede bir taşa benzemesi yüzünden fark edilmesi çok zor olan bir balık. Sırtı boyunca onüç iri dikeni vardır ve zehir keseleri bu dikenlere bağlıdır… Dikenlerden birinin üzerine yapılacak en ufak baskı, keselerin, zehirlerini dikenin açtığı akıtır. “Tarif edilemeyecek derecede feci bir acıya yol açar. Taş balığı tarafından sokulan kimselerin, yerlerde yuvarlandıkları, akıllarını kaçırmış gibi taşkınlıklarda bulundukları; kendilerine yardım etmeye çalışanlara saldırdıkları, hatta duydukları acının tesiriyle sokulan uzvu kesmeye kalkıştıkları görülmüştür” Hayvanaksiklopedisi.com’da zehrin tarifi bu… Şimdi siz düşünün, kamerayı sarsmadan net bir resim çekebilmek için elini kolunu taşa kayaya dayayan biz sualtı fotoğrafçılarının hallerini. İnanın Uzakdoğu’da yaptığım dalışlarda en korktuğum şey bir taş balığıydı. Arkadaşı gördüm iki kare aldım ve palete kuvvet kaçtım.

Neyseki Türkiye’deki zehirli balıklarımız böyle tehlikeli değil. Pamuksu tüyleriyle gel beni sev diyen canlı bir Deniz Çıyanı’na Türkiye’nin her yerinde rastlayabilirsiniz. Tüylerine dokunulduğunda kızarıklık ve acı verir. Kalıcı bir ektisi yoktur. Kıyılarımızın en zehirli sayılabilecek balığı İskorpit ve Lipsoz’dur. Sakallı gibi portresi olan orta boy bir İskorpit; dikenlerini açmış duran ise yavru bir Lipsoz. Aynı familyadan gelen iki balığında sırt yüzgeçlerinde zehirli dikenler bulunur. Türkiye’deki türler ölümcül değildir fakat ciddi acı verir. Bu kadar zehirli balıktan bahsedince ilk yardımdan da bahsetmek gerekir. Eğer bir deniz çıyanına değer veya basarsanız, yarayı kuru bir bezle hafifçe dokunarak kurulayıp, bir yarabandı veya seloteybi yapıştırıp çekerek deride olan mikro dikenleri temizlemeniz gerekir. İkinci adım, tüm balık zehirlemelerine uygulanması gereken sıcak komprestir. Çünkü balık zehirleri genellikle protein bazlıdır ve sıcakta zehir etkisiz hale gelir. Bu nedenle yaralanan bölgeyi dayanabildiğimiz kadar sıcak suya sokmak ve bekletmek çok iyi gelecektir.

PAYLAŞ : Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestEmail this to someoneBuffer this pageDigg thisFlattr the authorShare on RedditShare on StumbleUponShare on TumblrPrint this page